Salı, Aralık 30, 2014

Cam Kenarı

Merhabalar, bugün size Türkçe kitabında bulduğum bir yazıyı paylaşacağım umarım beğenirsiniz...

Aynı kalp rahatsızlığından aynı kaderi paylaşan iki yaşlı adam aynı odayı da paylaşıyorlardı. Tek fark biri cam kenarında biri duvar dibinde yatıyordu.Cam kenarındaki yaşlı adam her gün camdan bakarak arkadaşına dışarısını anlatırdı.

" Bugün deniz sakin, yine hafif rüzgar var sanırım çünkü uzaktaki teknenin yelkenleri rüzgarla doluyor. Park bu sabah sakin, iki salıncak dolu iki salıncak boş, dünkü sevgililer yine geldi, aynı yere oturup konuşmaya başladılar. El ele tutuştular,ne kadar da yakışıyorlar birbirlerine. Erguvan ağaçları ne güzel açmış her yer mor bir renk almış, erik ağaçları da beyaz çiçekleriyle onlara eşlik ediyor. Denizin üzerindeki martılar bu günkü yemlerini arıyorlar, ne güzel de dalıyorlar suya..."

Günler böyle geçip gidiyordu ta ki cam kenarındaki yaşlı adam kalp krizi geçirene kadar, işte o anda duvar kenarındaki adam düğmeye bassa kurtaracaktı arkadaşını ama şeytana uydu, bunca zamandır sadece dinleyebiliyordu, artık görebilirdi de, işte işte bunun için düğmeye basmadı. Aynı kaderi paylaştığı kişiyi ölüme gönderdi ama bunun haklı bir savunma olduğunu düşünüyordu.

Ertesi gün hasta bakıcılar ölen yaşlı adamın yerine kendisini koymaya gelmişlerdi. Hemen yatağın yerini değiştirdiler. İşte o günlerdir bakmak istediği manzarayı nihayet görebilecekti. Başını kaldırdı ve baktı. Ama gördüğü tek şey simsiyah bir duvardı...