Perşembe, Temmuz 31, 2014

Yiiilup Bir Kitap Daha Yuttum!

Ben kendi yorumumla başlamak istiyorum: Şimşek Hırsızı okuduğum ve okuyabileceğim en iyi kitaplardan biriydi. Yani Rick amcacığım bu işte çok başarılı, elime kitabı aldığım anda yilup diye yuttum. O yüzden şu an tüm arkadaşlarıma tavsiye ediyorum( bunlara siz de dahilsiniz).Aslında ben mitolojik kitapları hiç sevmem amma ve lakin şu an elime böyle bir kitap geçse siz düşünün neler olacağını...
Filminde ise Annabeth'in saçları siyah ve düzdü. Normalde bunun sarı ve kıvırcık olması gerekiyordu. 
Filminde bazı maceralar eklenmiş ama bazıları ise çıkarılmıştı. Mesela Percy'nin 12 yaşında olması gerekiyorken filmde biraz daha büyük(en az lise 1 de) gösterilmişti. Yine de izlemenizi tavsiye ediyorum.

Percy Jackson ve Olimposlular Kitap Bir
Şimşek Hırsızı
Sayfa sayısı:363
Özgün adı: Percy Jackson&The Olympians-The Lightning Thief
Yazar: Rick Riordan
Çeviri: Kadir Yiğit Us



Arka Kapaktakiler:

Tanıtım:
Bir gün birisi çıkıp size Antik Yunan tanrılarının hala hayatta olduklarını söylese ne yapardınız?
Ya ailenizden birinin bu tanrılardan biri olduğunu öğrenseniz?
Olağanüstü güçlere sahip olduğunuzun farkına varsanız?
Bir de peşinize mitolojik efsanelerdeki canavarlar düşse?
Ne yapardınız?
Percy'nin yaptığını...

Kitap Özeti:
İşte karşınızda Percy Jackson. 12 yaşında, hiperaktif, okuma yazmada sorunları olan ve başı beladan bir türlü kurtulmayan bir çocuk!Peşine takılan, ne olduklarını bir türlü anlayamadığı birtakım doğaüstü yaratıklar da cabası!Bütün bunların sebebi aslında babasının bir Yunan tanrısı olması, fakat sorunları çözmek tamamen Percy'ye kalmış durumda.
Serinin bu kitabında Percy kendini ispatlamak için Zeus'un çalınan şimşeğini bulup hırsız olmadığını herkese göstermek zorunda kalıyor. Yıllardır görmediği babasıyla yüzleşmeyi ve tanrılardan bile daha güçlü bir hazineyi ortaya çıkarması ise apayrı bir hikaye...


Salı, Temmuz 29, 2014

Bayram Ojem

Merhaba ilk olarak diyorum ki: bayramınız kutlu olsun... Mutlu bir bayram olmuştur umarım.Tabii ki de ben yeniden bir oje sürdüm. Aslında ben değilde annem sürdü çünkü ben taşırırsam çıkmazmış vesaire vesaire.

                Annemin sürmesi de işime gelmedi sayılmaz(biraz üşengeç bir arkadaşım yazısını okuyorsunuz da). Neyse bu sefer sürülen renk çok tatlı bir serinin rengi; flormar yeni bir seri çıkardı "beauty toys" diye, adı üstünde çok tatlı renkler bulunduruyor içinde, benim kullandığım renk ise şeker pembesi. Eğer almak isterseniz diye söylüyorum numarası: BT10. Gerçekten de çok tatlı bir renk... :)))))))))) 

Perşembe, Temmuz 17, 2014

Çok Özledik!

Bildiğiniz gibi bu blogu iki kişi kuzenimle yönetiyoruz. 1 Temmuz'da biz Ankara'dan döndük ve 13 Temmuz'da onlar Samsuna geldi. Birbirimizi gördüğümüz anda klasik arkadaş sarılması ( çığlık çığlığa bir sarılma) gerçekleştirdik tabii hemen bizim havuza atladık. Akşam güneşi havuza vurduğunda çok güzel olurda.        
         Neyse bizim küçük hanımefendilere çaktırmadan (çaktırmadan dediğim evin içinde paldır küldür çıktık ondan sonra ben saatimi unuttuğumu anladım 12. kata yeniden çıktık ve saatimi zili çalarak aldıktan sonra) havuza indik. Annem havuza inmemiz için 1 saat izin verdi çünkü yoldan gelmişlerdi ve yorgunlardı ( ama Nazlı'nın hiç yorgun bir hali yoktu)
                     
           Neyse havuzda oynadıktan sonra yukarı çıktık pıtır pıtır banyolara gün böyle geçti. hadi bıııııııııııııııy!!!!!!!!! 

Cuma, Temmuz 11, 2014

ÇİÇEK


ÇİÇEK
Evet,diğerine çok benziyor ama bu çiçek desenli.
 Yeni oje sürmek için aseton alınmasını beklemek zorundayım.Çünkü kardeşim tüm asetonu yere döktü.
  Kardeşime de kalpli çizmiştim ama fotoğrafını çekemedim.
  Artık bende Nihan da ojeleri yayınlaya yayınlaya blogu oje bloguna çevirdik.Ama ben birazcık oje yayınlamayı bırakacağım:-( Neyse bıııııııııııııııııııııııııııııııııııy:-)
NOT: Samsun'a gitmemize 2 gün kaldı...:-D
NOT-2: Bu sefer çok bir şey yazamadığm için özür dilerim.

KURDELE

KURDELE

 NOT:Bence Nihan'ın uğur böcüğü çok güzel olmuştu.Bende kurdele deseni yaptım.Bu arada Nihan'a krema desenimi beğendiği için teşekkür ediyorum.
      Bu ojeleri yapmak için çok uğraştım.Yani sol elimde çok uğraşmadım ama sağ elimde çok uğraştım.(aslında her oje sürüşümde sağ elimde çok zorlanırım)Fark ettiyseniz ojelerimin fotoğrafını çekerken sol elimi çekiyorum çünkü o elimdeki ojeler daha düzgün oluyor.
     Şunu söylemek isterim ki krema desenini açık pembe üzerine değil siyahın üzerine yapıcaktım ama annem siyah oje zor çıkıyor diye sürdürtmedi. Nihan'ın söylediği gibi bu ojeleri istediğiniz renklerde yapabilirsiniz. ;-)  

Perşembe, Temmuz 10, 2014

Uğur Böcüğü

Not: Açık söyliyim Nazlı'nın yaptığı krema desenini kıskandım ve sonuç olarak bende uğur böcüğü yaptım.
Evet arkiler nabersiniz? Bugün yeni bir oje deseni yaptım falan filan. Sadete gelelim bunu yaparken çok  eğlendim eminim ki sizde çok eğleneceksiniz.
Uğurböcüğü yaparken ilk önce kırmızı ojemizi sürdükten sonra siyahla kanatlarını ayırın. Ve ondan sonra başını yapın beyaz gözlerinin siyah göz bebekleri olsun ve siyah benekleri olsun bu kadardı. Eminim yaparken eğlenmişsinizdir. İsterseniz bunu farklı tonlarda ya da renklerde yapabilirsiniz... biiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiy :)) <3<3<3<3<3<3 

Çarşamba, Temmuz 09, 2014

KREMA DESENİ


      KREMA DESENİ

  Herkese yeniden merhaba!İşte ikinci yazımla karşınızdayım,söz verdiğim gibi bu yazımı daha iyi yazacağım.  
  Bu gün,ilk defa ojeyi sade sürmedim ( kendime ilk defa diyelim),krema desenli sürdüm.Tabii bizim 1 numaralı küçük hanım yani benim kardeşim,ilk önce kendine sürdürdü.
   Kardeşimin tırnaklarının fotoğrafını çekemedim,zaten çeksem de tırnakları çok küçük olduğundan ojeleri çok net göremezdiniz.Ama kendi tırnaklarımın fotoğrafını çektim.
   Biliyorum,çok güzel olmadılar ama ilk denememdi.Tamam,belki şu anda ''Ay!Bu kızda taktı ilk denemelerine..!'' diyor olabilirsiniz ama ilk denemelerim beğenilmez diye korkuyor olabilirim yada bunu mazeret ediyor da olabilirim bende bilmiyorum.
    Neyse,bence ilk denemelerim denemeye değerdi ve çok eğlenceliydi:-D,yazımı bitirmeden önce bir şey itiraf etmek istiyorum; ''Bence ilk yazım daha güzel olmuştu,sizce hangisi..?''
   
                                                                                                                                                                                                             

Salı, Temmuz 08, 2014

Kitabım: Hayat Ayracı

işte bir bölüm daha:)))))))))))))))
Salı,
Bugün çooooook güzeldi. Unutmak istemediğim için hemen sana yazmak istedim. Bu yüzden anlatmaya başlıyorum; Sabahleyin birazcık sıkıcıydı çünkü dersimiz Almancaydı. Öğretmenimiz sınıfın isyanına rağmen devam edip ders anlatıyordu.
_Çocuklar, sessiz olun!! Feryadıyla kendime geldim. Sonra         ‘ hayatımın erkeği’ diye tanımladığım Oğuz yanıma geldi ve mahfolmuş hayatımı mutlu etti. “ Hafta sonu bizim evde bir parti var, gelmek ister misin?” dedi. Ben heyecandan sadece ‘evet’ anlamında başımı sallayabildim. Ne kadar mutluyum anlatamam. Tabii bunu bana soran kişi sarı saçlı, mavi gözlü ve uzun boylu bir insan olunca insan böyle oluyor. Neyse ki okul bitti ve servise bindim ve o meşhur yazılarımdan birisini yazdım.

Aşık olmak…
Aşk!!! Hayatım boyunca bu duyguyu merak ettim ve bugün oldu işte. Bugün ben aşık oldum. İnanılmaz bir duyguydu çünkü aşk bir hayat, aşk bir yenilik ve aşk bir şanstır. Ahhh, o duygu! Asla unutmayacağım.

Tabii müzik benim hayatım olduğu için bu meşhur yazılarımı müzik dinlerken yazıyorum. Bunları yazmak çok zevkli oluyor. Sonra eve geldim ve misil misil odama geçtim ve şimdi sana yazıyorum…

Çarşamba,
Bu olanları Naz’ a anlattım ve ağzı açık kaldı. Neyse bugün İzmir’ e gideceğimizi öğrendim. İrem’i görecektim. Aramızda iki yaş farkı olduğu için birbirimize birbirimizin adlarıyla sesleniyorduk. Onu çoooooook seviyorum tabii bazen ona “süslü” diye seslendiğim oluyor. O da bana “ notalı” diye sesleniyor. Neyse geçen gün telefon almış ve kaybetmiş arkadaşım Naz’ a bağlanıyorum. “ Offf! nasıl kaybettim, son model bir telefondu. Allahım yaaaaa!!” diye feryat basıyordu. “ Olsun canım sen nasıl kaybettin bakim? Hımm?”diye sorunca sinirleri bozulup hüngür hüngür ağlamaya başladı. Zar zor durdurdum ağlamasını ama yine de direnip nasıl kaybettiğini anlatmadı. Gün böyle geçti akşam elime bir tane dondurma bir de kola alarak eve girdim annemin sorduğu hiçbir soruya cevap vermeden odama gittim ve bir gün sonra olacak sınavıma çalıştım. Çoooooooooooooook sıkıcı bir gündü…

Pazartesi, Temmuz 07, 2014

Consver Desenim

Bu başlığı koymamın nedeni: kardeşimin converse yerine "consver" demesi. Allahım o dedikçe yerlere yatıyorum gülmekten. Bugün çok ısrar etti oje sür bana oje sür bana diye. Ben de internette videolara bakarken aha yaşadık consver videosu dedim ve açtım bakalım siz beğenecek misiniz?

 PATEN MACERAMIZ

NOT:Bu ilk yazım ,bu yüzden çok güzel olmamış olabilir.Ama bir daha kini daha güzel yapmaya çalışacağım.
Henüz iki yıldır paten kayıyorum (sadece yazları),artık daha iyi kaydığımı fark ettim .Tabii paten kayarken korumalıklar (dizlikler,dirseklikler,bileklikler ve kask) takmamız gerekiyor.Çok eğlenceli bir spordur tavsiye ederim sadece düşmemeniz gerekiyor.Ama ilk başlarda ne kadar çabalasanızda düşersiniz.Geçen sene babam kuzenime de paten kaymayı öğretti.Bu sene Ankara'ya geldiklerinde kuzenimle beraber bol bol paten kaydık.Çok iyi kaymamıza karşın;ağır çekimle görüntüleniyormuş gibi düşüyorduk.O kadar komik bir manzara ki!!!Tabii bizim küçük hanımlarda boş durmadılar; biz patenden döner dönmez kardeşim babamın paçasına yapıştı ve ''Baba... seni çok sevdiğimi biliyor musun?Hadi parka gidelim...'' :-D Kuzenim bunu duymamış olabilir ama ben duydum. Zaten bu onun ikna etme sanatıdır.Kabul ediyorum ana sınıfına yeni başlamış olan bir kız için biraz fazla ama bizimki biraz (aslında çoooooooook fazla) fingirdek:-D Diğer kuzenim 2 numaralı küçük hanımda ''Evet ağabey lütfen...'' (bizim ailede enişte sözü çok kullanılmazda).Sonra hanım efendiler üstlerini giyinip dışarı çıktılar.Bizde tablete ve telefona yapışıp Subway Surf oynadık,biraz sohbet ettik ve sonra klasik bir gün geçirdik. Eversi gün bizim sitede oturan (arada bir karşılaştığım, hafif kilolu ,7 yaşında şirin bir kız) önceki gün bizi görmüş ve benim patenlerimin aynısının çocuklar için olanı almış (yaşıma göre büyük ayakalarım olduğu için ben yetişkinlerinkinden almak zorunda kaldım), babam ona da öğretti .Kayarken o kadar tatlı görünüyordu ki...Eve döndüğümüzde küçük hanımlar bizi bekliyordu.Çünkü onlara oje sürme sözümüz vardı.Babam içeri yengem, dayım ve annemin yanına oturmaya gitti.Bizde odama geçipoje sürmeye başladık.Kuzenim bu konuda çok yetenekli söylememe gerek yok zaten blogda bazı yaptığı ojeleri paylaşıyor.Elimde fotoğraf olmadığı için gösteremeyeceğim ama şunu söyleyebilirim; her birimize farklı iki renkte desenler yaptı ben en çok tek rengi, çizgiliyi ve zar desenini sevdim...Her birimize farklı bir zar deseni çizdi benimki 4' tü. Çok eğlendik... Ve eversi günün öğleninde (13:00-13:30 gibi) Samsun' a geri döndüler.Bu pazar da biz Samsun' a gitçez ve paten kaymaya kaldığımız yerden devam edeceğiz.Bu ilk yazımdı umarım beğenmişsinizdir <3 

Perşembe, Temmuz 03, 2014

Rüzgar Gülü: Çikolata Hasretim

Rüzgar Gülü: Çikolata Hasretim: Evet, herkesinde bildiği gibi çikolata çok sevilen bir atıştırmalıktır. Hatta ben bayılırım ve bildiğiniz gibi de(aslında bilmiyor olabilirs...

Çikolata Hasretim

Evet, herkesinde bildiği gibi çikolata çok sevilen bir atıştırmalıktır. Hatta ben bayılırım ve bildiğiniz gibi de(aslında bilmiyor olabilirsiniz) çikolata mutluluk hormonu salar. AAyyyy çikolata dedikçe bile içime bir mutluluk geliyor. Hikayemiz Ankara'da kuzenlerimin yanında geçiyor. Kuzenlerimle eğlenirken markete giriyoruz ve orada çikolata görüyoruz (gerisini tahmin ettiniz işte). ve çikolata alıyoruz tabii ki de o gün hava Ankarada 36 derece ve bizim çikolatalar erimiş. Tabii küçük hanımlarınınkiler( kardeşlerimizinkiler) dolaptan alındığı için rahat rahat yediler bir de bizim gözümüzün önünde. Allahım ne biçim kıskandık( kuzenimle) ben bir elimdeki çikolataya bir de kuzenim Nazlı'ya bakıyorum. Kursağımda kaldı. Çikolatayı yiyemedik neyse eve döndük tabii biz Nazlıyla çikolataları buzluğa attık ve 1 buçuk saat boyunca paten sürdükten sonra aldık çikolataları geçtik kardeşlerimizin önüne ballandıra ballandıra yedik. Tabii bizimkiler soruyor annelere " Bizim çikolatalarımız nerde?" "yaaaaa!" diye ağlamaya başlamazlar mı biz kahkaha tufanına girdik. En az bir 15 dakika gülüyoruz Nazlıyla!!!!!! İşte hafta sonu çikolata maceramız böyle geçti... :))))))))))))))